**samet** HeP iLeRi...
  Sizlerden Gelenler...
 

 

Öncelikle siteme hoş geldiniz… Eğer, “benim de bu sitede yayınlanmasını istediğim şiir veya hikâye var” diyorsan, yayınlanmasını istediğin yazıyı bana hemen “iletişim” sayfasından göndere bilirsin… Göndereceğiniz yazı sadece size ait olmaya bilir. Yani eser senin, başkasının, ünlü yazarlarımızın veya anonim olabilir… Bana gönderilecek her yazı ahlaka ve edebe uygun olduğu sürece hepsi yayımlanacaktır… Gönderdiğiniz yazının altına isimleriniz de yazılacaktır… İlginizden dolayı teşekkür eder, yazılarınızı beklerim…



...SEN...

 

yok çare bu derde,

ben acıyı seçtim kendi içimde,

sevdalar sahte..duygular yalan…

simalarda hap maske,

gerçek sandığım bir tek sen vardın

bu yüzlerde..

Sen vardın,

Kanaması yeni durmuş yüreğimde…

Sen vardın…

 

                        Yazar: Yağmur Elif

                          Gönderen: Kara İnci


…yAşAm ve BeN…

 

Yaşam o kadar acımasızdı ki bazı dönemlerde… Bazen sükûtun ölü uykusuna dalardık.
Bazen duvarlar çığlık atardı delirtmek istercesine… Ama hep dayandık bir şeylere, hep ayakta kaldık kafa tutarcasına hayatla… Ardı sıra gittik olmayacak hayallerin peşinden. Hep umut
Vardı içimizde bir yerde. Hep konuştuk aslında kimsenin duymayacağı şekilde. Zaman zaman yenildik. Belki de tükendik. Ama hep vardı kıvılcımlar, hep vardı yüreğimizde. Vardı bir güneş içimizde. Doğmasını bekledik karanlıklarla örtülü yüreğimizde. Hep taşıdık umudu… Şimdi katledildi hayaller, söndürüldü umutlar, ne varsa yaşama dair öldürüldü içimizde… Kandırıldık… Aşk dediler bize gittik hemen peşinden, dostluk dediler koştuk ardı sıra peşinden. Ama kandırıldık… Simalar hep maskeli… Yürekler hep sahte… Ya aşk dedikleri o tatlı saçmalık. Onu da alıp götürdüler… Kendileri gibi sahteleştirdiler onu da. Gittiler ardılarına bakmaksızın. Gittiler… Korkaktı onlar… Bencildi… Giden gitti. Ya kalan… Ya ardında bıraktığı acılarla dolu o insan… Onu hiç düşünmediler, katlettiler hayallerini…
Ama anlayamadılar hiçbir zaman; sahte simalar, yalancı sevdalar, korkak yürekler anlayamadılar… Gerçeğin ta kendisi olan aşkı anlayamadılar… Yaşayamadılar… Ve kaybettiler…

 

 

                                                                                                         Yazar ; yağmur…

 

                                                                                                         Gönderen ; Kara inci.. J

  

 



Burma Bilezik

Bahri ve Ziya Bey’ler bacanak olup, Rana ve Hülya adında sarışın iki kız kardeşle evlidirler.
Beraber bir içki aleminde Bahri Bey, Ziya Bey’e:
-Var mısın bizim sarışınları bu akşam bir zeka testine tâbi tutalım?
- Varım hem biraz eğlenmiş oluruz ve de kazanana bir burma bilezik hediye edelim.
Hanımlar da rıza gösterince Bahri Bey şöyle matrak bir soru sorar;
- Napolyon; “para artı cesaret artı enerji eşittir zafer“ dediği halde niye harbi kaybetti?
Cevap Hülya Hanımdan gelir;
- Sürtünme kuvvetini hesaba katmamıştı da ondan.
Bu hazır cevap hepsinin çok hoşuna gider ve onu galip ilan ederler.
Karısını ilk tebrik eden Bahri Bey olur;
- Afferin karıcığım bir de sarışınlarla alay ederler, maşallah cin gibisin, burma bileziği hak ettin.
- Ama kocacığım ben burma bilezik istemem
- Niçin karıcığım?
- Burulmuş bileziği bileğime nasıl geçiririm?

 

 

                                                                                             Gönderen :  <€//!//€>



 

 

MARTILAR SİYAH BABA


Köhne, tuzlu bir yaşamdan yazıyorum,
Merhaba diye başlamak istiyorum...
Gecenin berrak dökülüşü aklıma geliyor,
Usulca yanağıma kondurduğun busen
...ve yastığımın altına sıkıştırdığın gofret
Sonra, sonra annemden gizli bıraktığın harçlıklar


Paylaşmanın buharı kızarmış bir tavukta,
Yeni fırından çıkmış birkaç pidede esiyor
...ve “Hadi oğlum kalk” diyen sesin
Kulaklarımda çınlıyor baba...
Yüreğimde yankılanıyor,
“Sizsiz boğazımdan geçmez” deyişin...


çııÖÖçşElin midende, göğsün direksiyonda,
Bir gece yarısı mide kanaman
...ve bir sabaha karşı kaza haberin
Kulaklarımda çınlıyor
...ve ben daha beş yaşındayım baba
Yürek, kaşındaki derin izlerde boğuluyor...


çııÖÖçşUzaklardan, ağların çekildiği derin mavilerden yazıyorum,
Pul pul hatıralar takılıyor gözlerime
Enginlerde kayboluyorum baba...
Şavkı vururken ayın, gecenin esrarına bir beyazlık düşüyor
Sen geliyorsun yüreğimin baş ucuna
...ve hiç gitmiyorsun baba...

Tuhaf, çok isterdin de, bir şiir yazamazdım sana,
Elim varmazdı kağıda, kaleme
Boğazıma bir şeyler sarılırdı,
Karabasanlar çökerdi yüreğime
Durur kalırdım taş gibi, kaskatı
Sonra, sonra içimden geçirirdim,
Bir gün, elbet bir gün yazarım diye...

çııÖÖçşDemek, gecenin dehlizlerinden ağlar çekilirken,
Ben deli divane sana susarken,
Düşerken yıldızlar pul pul ellerime,
İçimde derin sancıları çekerken
...ve sen, hudutsuz özleminle, gönlüme çökerken
Bu gece sana yazacakmışım baba...


çııÖÖçşBir bisiklet için kurduğum hayallerde
Hep sen suçluydun çocuk yüreğimde...
Nerden bilebilirdim, yokluk mertliği bozar baba,
Yoksa hangi baba istemez? .. bir çocuğa
Gökkuşağına çengel atıp, bir sal yapıp kaydırmayı...


çııÖÖçşYıllar geçiyor baba, yaşlılık saçlarına düşüyor,
Derin izler yüzüne, dökülen dişlerine
Kalbine vuruyor ve dizlerine yıllar...
Ömrün en orta yerindeyim baba,
Yıllar önce sen gibi, bir bisikletin yükü sırtımda,
Nerden bilebilirdim? .. yokluk adamlığı bozar baba...


çııÖÖçş“Yara en çok kanarken yakışırmış adama” diyorlar,
İçim almıyor tükenişleri, gidişleri
Burada olsaydın şimdi, anlatırdım
“Bir kıza sevdalandım” derdim,
Ellerim yine çok üşüyor baba,
Martılar neden böyle siyah baba? ..


çııÖÖçşCanım sıkılıyor, zırhlı birliklere teslim ettiğin gün,
“Yak bir sigara”, deyişin kulaklarımda ağrıyor,
Sen nasıl bir adamdın baba? ..
Yüreğin ne kadar engin,
Baba yüreğim kanıyor,
Duman duman hasret tütüyor her yanım baba...


çııÖÖ纪imdi düşsem şu dalgalara boğulur muyum? ..
Yine tutar çıkartır mısın baba? ..
Yoksa duymaz mısın sessiz çığlıklarımı tuzlu sularda? ..
Martılar siyah baba, martılar siyah
Çığlıkları gecenin ahengini boğuyor baba
Baba, baba korkuyorum, tuzlu bir yaşamın arasında,
Martılar siyah baba, martılar siyah

 

 

                                                                                                                               Gönderen ;<eminee>

                                                                                               Şair; Ersin HOŞGENÇ



 

Dün canım olan

Yarın düşmanım olmaz benim!

Yaşananların hatrı hep saklı kalır,

Hatırları hep sorulur, selamları hep alınır!

Sildiklerim vardır elbet,,,

Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır!

Adları anılmaz, hatırları sorulmaz,

Sadece beddualarımdır!

Vicdanla birlikte

"şeref" ararım ben sevdiklerimde. . .

Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim,

zaman gelir SEREFSIZLERI de severim...

.........

                                   Site sahibi ; Samet..



 
SEVGİ NEYE BENZER

Sevgi çok güzeldir.
Ekmek, bir çiçek gibidir.
Veya bir şeye benzemez.
Güzel olan her şeydir sevgi.
İyilik benzer belki sevgiye.

Nedir bu sevgi?
Ekilir mi sevgi biçilir mi?
Yoksa her şey midir sevgi?
Evren midir bütün sevgi?

Bir şeye benzetemiyorum.
Elimden gelmiyor bir şey.
Ne ya ne bu?
Zannetmiyorum benzetebileceğimi,
Evrendeki en güzel şeyi.
Resmi çizilebilir mi?


METİN ÜNÜVAR


 
 
  Bugün 11730 ziyaretçi (30394 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=